Kurumsal Yönetişimde Etik Değerler

Yönetişimde etik, günümüzde zamanla önemi artan kavram haline gelmiştir. Bunun sebebi ise ekonomik ya da toplumsal nedenlerin farkındalığı olmuştur.

Özel yaşantı içerisinde, iş hayatında, toplumla olan ilişkilerde etik değerlere uyulur ve bu da mantık süzgecinden geçirilerek yapılır. Aynı şekilde şirketin yönetilmesi sırasında ya da sivil toplum örgütlerinin içerisinde iken etik olarak belirlenen değerleri uygulamak gerekir.

İnsan geliştikçe ve bilgi düzeyi arttıkça, var olan düzene ya da yönetim şekillerine karşı orantılı olarak sorgulama şekli daha kaliteli olacak ve değişip, gelişecektir. Bu yüzden kararlı ve devamlılık sağlayan gelişimin söz konusu olması için adaletin ve ahlakın belirli bir kural içerisinde sağlanması gerekir.

Ekonomik İstikrar Nasıl Sağlanır?

Ekonomik istikrarın özü güven kavramından geçer. Güven kavramının temeli ise etik ve doğruluk ile dürüstlüğe bağlıdır. Etik, doğruluk veya dürüstlüğün olmaması güvenin olmamasına, güvenin olmaması da ekonomik istikrarın sağlanamamasına neden olur. Mesela; pek çok ortaklıklar, aile ilişkileri veya toplum arasında olan ilişki bu sebeplere bağlı olarak dağılır. Bu yüzden etik kavramı, demokrasinin var olabilmesi, güvenli bir ortamın sağlanması, görevin kötüye kullanılmaması vb. şartların olması için özümsenmeli aynı zamanda kişisel olarak ve yönetsel olarak da önemli bir yerde olması gerekir.

Pek çok kuruluşlar, global bir sorun haline gelen etik kavramlarının yayılması için bu konuyu gündemin problemi olarak görmüş ve çözüm üretmek için arayış içerisinde olmuştur. Aynı zamanda yönetişimde işletmelerin etik anlayışa sahip olması için belirli kanun düzenlemeleri de yayımlanmıştır.

Şirketler ileriye dönük var olmak için veya kararlı bir yükselmeyi gerçekleştirmek için davranışların ya da dürüstlük kurallarının kendileri ile birlikte tüm personellerde de benimsenmesi ve yayılması gerekir. Bu sayede rekabet ortamının zor olduğu bu dönemlerde üstünlük sağlamak ve seçilen olmak gibi avantajlara sahip olunur.

Sonuç olarak kendimizde ve yönetici olduğumuz her alanda etik ve ahlaki değerlerin uygulanabilirliğine, sistemin oluşturulmasına, adaletin ya da şeffaflığın anlayış olarak benimsenmesine sebep olmak gerekir. Bu sayede toplum olarak gelişim ve yükselme de gerçekleşir.